FOOD and BEVERAGE NEWS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FOOD and BEVERAGE NEWS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bundan böyle her yıl Ekim ayının 3. Cumartesi'si, İstanbul'un Lüfer Bayramı!

Ortak Mirasımız İstanbul

Binlerce yıllık tarihi boyunca hemen her daim göç almış; enerjisini ve rengini bu göçlerin getirdiği çeşitlilik sayesinde kazanmış; fevkalade güçlü, fevkalade ışıklı bir çekim merkezidir İstanbul. Öyle ki pek çokları gelmiş, geçmiş, kimi de ama tepelerine, rüzgarına, Boğaziçi'ne, balığına, erguvanlarına, sularına, camiilerine, siluetine aşık olmuş, öyle kalmıştır bu şehirde. Işığından, renginden kaynaklanmaz cazibesi sadece; İstanbul kucaklayıcıdır da. Nereden geldiğine bakmaz, kucak açar herkese. Gelip geçene gösterdiği bu bitmez tükenmez konukseverlik bir yana, İstanbul, ama, herşeyden önce ona sahip çıkanındır..

Oysa 15 milyona dayanmış nüfusu, çılgınca yayılan ve her an biraz daha yükselen binaları, yokolan memba suları, fıstık çamları ve balığıyla, eğer bir durup bakmaz, ona sahip çıkmazsak, geçmişin fotoğraflarında sararan bir anı olmak üzere, bugünlerde.

Lüferin de dahil olduğu "Boğaz'ın Beş Efendisi" üzerine yazan Artun Ünsal'ın verdiği bir röportajda "Bu kitapta ben aslında bir güzelleme yazdım, amacım oydu; ama yer yer bir cenaze marşı havası da var." demesi boşuna değil..

O İstanbul ki kıtaların buluştuğu bir noktada kültürler arası köprü vazifesi görmesi bir yana, 3000 yıllık muazzam geçmişi, imparatorluklar başkenti kimliği ve ekolojik bir koridor olarak fevkalade değerli Bağaz'ı ile, aslında, bir dünya kültür mirasıdır da... Yokolan bir miras, ama. Durup bakmamızı, ona sahip çıkmamızı bekleyen bir miras...

Lüfer İstanbul'un Sembolü

Bu nedenle İstanbul Lüfer'e Hasret Kalmasın ile başlattığımız kampanyamızı, bir adım daha ileriye taşıyor ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin desteği ile başlattığımız İstanbul'un Lüfer Bayramı'na tüm İstanbulluları davet ediyoruz.

İstanbul kültürü, tarihi ve onu bereketli kılan tüm kaynakları ile ortak mirasımızdır.

Dileriz bundan böyle her yıl Ekim ayının 3. Cumartesi'si kutlamayı arzu ettiğimiz İstanbul'un Lüfer Bayramı, lüferle kısıtlı bir bayram olmasın, uskumruyu, fıstık çamlarını, erguvanları, memba sularını, çeşmeleri.. İstanbul'u alsın beraberine; bu bayram İstanbul'a sahip çıkanların gururu olsun, bu gurur da ortak mirasımızın bereketine teminat olsun.

İstanbul Lüfer'e Hasret Kalmasın!


Defne Koryürek
Slow Food, Fikir Sahibi Damaklar
+90 212 291 5320
+90 555 377 1673
İstiklal cad. 115
Garanti Han kat 3
Beyoğlu - ISTANBUL / TURKEY

GDO'lu Ürünlerin Riskleri Nelerdir? - Exposing the Risks of GMO Foods



GDO'lu Ürünlerin Riskleri Nelerdir?
Bir süredir harareti azalmadan tartıştığımız konulardan biri, " Genetiği değiştirilmiş organizma ", nam-ı diğer  " GDO. " İnsan sağlığına zararı var mı, ürünün ambalajına GDO'lu ürün yazılsın mı yazılmasın mı derken, bu konuda belgelendirme yapan kuruluşlardan SGS'nin gıda mühendislerinden Tülay Eren bakın neler anlattı.



Konuşmacı
Gıda Mühendisi Tülay Eren | Auditor


Exposing the Risks of GMO Foods



THE REALITY REPORT
Jeffery Smith  Exposing the Risks of GMO Foods

What is Genetically Modified Food ?



This article discusses the potential health risks of genetically engineered foods (GMOs). It draws on some previously used material because its importance bears repeating. It also cites three notable books and highlights one in particular - Jeffrey Smith's "Genetic Roulette: The Documented Health Risks of Genetically Engineered Foods." Detailed information from the book is featured below.

Genetically engineered foods saturate our diet today. In the US alone, over 80% of all processed foods contain them. Others include grains like rice, corn and wheat; legumes like soybeans and soy products; vegetable oils, soft drinks; salad dressings; vegetables and fruits; dairy products including eggs; meat, chicken, pork and other animal products; and even infant formula plus a vast array of hidden additives and ingredients in processed foods (like in tomato sauce, ice cream, margarine and peanut butter). Consumers don't know what they're eating because labeling is prohibited, yet the danger is clear. Independently conducted studies show the more of these foods we eat, the greater the potential harm to our health.





Today, consumers are kept in the dark and are part of an uncontrolled, unregulated mass human experiment the results of which are unknown. Yet, the risks are enormous, it will take years to learn them, and when we finally know it'll be too late to reverse the damage if it's proved conclusively that genetically engineered foods harm human health as growing numbers of independent experts believe. Once GM seeds are introduced to an area, the genie is out of the bottle for keeps. There is nothing known to science today to reverse the contamination already spread over two-thirds of arable US farmland and heading everywhere unless checked.

Genetiği Değiştirilmiş Gıda Nedir?


Genetiğiyle oynanmış gıdaların adını bir süredir daha sık duyar olduk. Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO), biyoteknoloji ile farklı organizmaların genlerinin evlendirilmesiyle ortaya çıkan yeni ürüne verilen isim.

Amaç, istenilen tatta, kokuda, şekilde, renkte vs. dayanıklı, “kaliteli” ürün elde etmek. Soğuğa dayanıklı bir domates elde etmek için domatese köpekbalığı geni transfer edilirken, ürünü zararlılardan korumak için akrep geni naklediliyor. Sebze ve meyvelere nakledilen genler arasında “ihtiyaca göre” domuz geni ve insan geni de bulunabiliyor.

Daha kaliteli olacağı iddia edilen GDO’lar devasa bir tehlike.

Daha şimdiden kansere, kısırlığa, alerjiye, bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açtığı tartışmaları sürerken, genetik değişim gibi, etkileri uzun bir sürenin ardından görülebilecek, şimdiden tespit edilmesi mümkün olmayan muhtemel çarpıklıkları düşünmek ürkütüyor. Farklı genler biraraya gelerek bambaşka özellikler kazanabilecek; bu ise GDO’ların, doğada etkileşim halinde olduğu diğer bitkilerde ve o ürünleri tüketen insan ve hayvanlarda farklı tuhaflıklar yaratabilecek. Zaman içinde insan, hayvan ve bitkilerin soy kütüğüne işlenerek nesilden nesile aktarılacak.

Exposing the Risks of GMO Foods - Jeffery Smith



THE REALITY REPORT
Jeffery Smith 
The leading consumer advocate promoting healthier, non-GMO choices
 Exposing the Risks of GMO Foods






Jeffrey Smith







International bestselling author and filmmaker Jeffrey M. Smith is the executive director of the Institute for Responsible Technology. His first book, Seeds of Deception: Exposing Industry and Government Lies About the Safety of the Genetically Engineered Foods You're Eating, is the world's bestselling and #1 rated book on GMOs. His second, Genetic Roulette: The Documented Health Risks of Genetically Engineered Foods, documents 65 health risks of the GM foods Americans eat every day. Both are distributed by Chelsea Green Publishing. To help you choose healthier, non-GMO brands, use the Non-GMO Shopping Guide.
.

GDO'lu Ürünlerin Riskleri Nelerdir? / What are the risks of GMO products?


GDO'lu Ürünlerin Riskleri Nelerdir?
Bir süredir harareti azalmadan tartıştığımız konulardan biri, " Genetiği değiştirilmiş organizma ", nam-ı diğer  " GDO. " İnsan sağlığına zararı var mı, ürünün ambalajına GDO'lu ürün yazılsın mı yazılmasın mı derken, bu konuda belgelendirme yapan kuruluşlardan SGS'nin gıda mühendislerinden Tülay Eren bakın neler anlattı.



Konuşmacı
Gıda Mühendisi Tülay Eren | Auditor



Genetiğiyle oynanmış gıdaların etiketlerinde ürünün içeriği hakkında herhangi bir bilgiye yer verilmiyor ....




TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Marmara Bölge Şubesi Başkanı Bilge Ölmez, "İçeriğinde GDO olan ya da GDO'lu üründen üretilmiş" ürünlerin etiketlerinde gerekli bilgilerin bulunmadığı uyarısında bulundu. Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı ve GDO'ya Hayır Platformu'ndan Ahmet Atalık da mevzuatın uygulanmadığına dikkat çekti.

Cumhuriyet gazetesinde yer alan haberde piyasadaki genetiği değiştirilmiş organizmaların (GDO) neler olduğunun tam olarak bilinmediği, "içeriğinde GDO olan ya da GDO'lu bir üründen üretilmiş" gıdaların etiketinde açıkça yazılması gerektiği, ancak yazılmadığı belirtildi. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Marmara Bölge Şubesi Başkanı Bilge Ölmez, "GDO'lu gıdaların insanlar üzerindeki etkileri henüz bilinmiyor, ancak hayvanlar üzerinde yapılan çok sayıda deneyde iç organların küçülmesi, sindirim sisteminin bozulması, bağışıklık sisteminin çökmesi, kan yapısının bozulması gibi hastalıkların ortaya çıktığı görülmüştür" derken Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, "GDO konusunda ak da kara da ne yazık ki biyoteknolojik şirketlerin müsaade ettiği ölçüde oluyor" diye konuştu.

İŞTE GDO'LU BİTKİLER

Ekimi en yaygın olan GDO'lu bitkilerin "soya, mısır, pamuk, kanola, buğday, ayçiçeği, pirinç, domates, patates, papaya, yerfıstığı" gibi ürünlerin olduğunu belirten Ölmez, "muz, ahududu, çilek, kiraz, ananas, biber, kavun ve karpuzun" da denemelerinin yapıldığını bildirdi. Mısır ve soyadan üretilen yağ, un, nişasta, glikoz şurubu, sakkaroz, fruktoz içeren gıdaların günlük tüketim maddeleri arasında yer aldığını ifade eden Ölmez, "Örneğin bisküvi, kraker, pudingler, bitkisel yağlar, bebek mamaları, şekerlemeler, çikolata ve gofretler, hazır çorbalar, mısır ve soyayı yem olarak tüketen tavuk ve benzeri hayvanlardan elde edilen gıdalar ve pamuk GDO'lu olma riski taşıyan ürünlerin başında geliyor"iddiasında bulundu. Ölmez, geçen yıl yürürlüğe giren Biyogüvenlik Yasası'na göre hazırlanan yönetmelikte, ürünler binde 9 ve üzerinde izinlendirilmiş GDO'lu bir bileşen içeriyorsa etiketlerinde GDO'lu bileşen içerdiğine dair ibare yazılmak zorunda olunduğunu anımsatarak özetle şunları kaydetti:

"Henüz raflarda bununla ilgili ambalaj bilgisine rastlamak mümkün olmadı. Risk, özellikle de ambalajlı ürünlerde olduğu için etiketi tüketici olarak iyi okumamız gerekiyor. Tüketicilerin yapması gereken, şüphelendikleri ürünlerle ilgili ALO 174 Gıda Hattı'nı arayarak, mutlaka Tarım Bakanlığı'nın konu ile ilgilenmesini, kendisine bilgi verilmesini sağlamak olmalıdır. Tüketici dernekleriyle bilgi paylaşımında bulunulması, sürecin yasal zeminde izlenmesi toplumsal farkındalığı arttıracaktır.

MEVZUAT UYGULANMIYOR

Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı ve GDO'ya Hayır Platformu'ndan Ahmet Atalık, ülkemizde 32 çeşit GDO'ya hayvan yemi ve insan gıdası olarak tüketilmek üzere izin verildiğini anımsatarak "Marketlerde, halen 'GDO'ludur ya da GDO içeren üründen elde edilmiştir' ibaresini göremiyorum. Bakan bu konuda denetimlerin yapıldığını söylüyor. Ancak piyasada hep mi binde 9'un altında ürünler, bu da bana inandırıcı gelmiyor. Bir mevzuat çıkarıldı ve bu uygulanmıyor" dedi.

Kaynak : internethaber

Türkiye'de yaklaşık 400 Gıda Katkı Maddesi Kullanılıyor...


Gıda katkı maddesinin kullanımının insanlık tarihi kadar eski olduğunu belirten uzmanlar, Türkiye'de yaklaşık 400, Dünya da ise 2 bin gıda katkı maddesine izin verildiğini söyledi.

Kadınların çalışma hayatında daha fazla yer almasıyla hazır gıdalara talebin arttığını kadeden uzmanlar, "Günümüzde dünyada 2 binden fazla gıda için katkı maddesine izin verilmiş durumda. Türkiye'de ise yaklaşık 400 gıda katkı maddesi çeşidi bulunuyor. Bunların kullanımına karar veren dünyada iki ayrı kuruluş var. Bizde ise işler iyi gitmiyor. Yasalar bu konuda Tarım ve Köy işleri Bakanlığı'na sorumluluk vermesine karşın Bakanlıkta bilimsel komite bulunmuyor. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde gıda mühendislerinden oluşan bilimsel bir komite kurulması ve bu konuyu incelemesi gerekiyor.

Günümüzde de köyde oturan nüfus oranının azaldığını ifade eden uzmanlar, "kimse artık tükettiği gıdayı kendi eliyle üretemiyor. Gıdaları muhafaza edebilmek için katkı maddesi kullanılıyor. Tüketicilerin beğenisi çeşitlilik ve değişiklik kazandı. Piyasada kolalı sakız bile var. O kadar değişik gıdalar var ki elbette bunlarda gıda maddesi kullanılacaktır" dedi

kaynak : haber Fx

TOHUMDA YANLIŞ BİLİNENLER



Son dönemde kamuoyunda tohumla ilgili yaşanan bilgi kirliliğine cevap vermek amacıyla hazırladığımız ekteki broşürü bilgilerinize sunar, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına faydalı olmasını temenni ederim.

Mehmet Mehdi EKER
Tarım ve Köyişleri Bakanı

TÜRK GIDA KODEKSİ ve ISO 22000


Ülkemizde ve dünyada gıda sektörü kalitenin en fazla talep edildiği sektörlerin başında yer almaktadır.

İnsanların aldıkları gıdaların kalitesi , hijyen durumları, her geçen gün daha da önem kazanmaktadır. Dünya sağlık örgütünün temel kurallarını belirlediği gıdalar ile ilgili , tüm ülkelerde yerel düzenlemeler gerçekleştirilmekte ve resmi otoriteler tarafından denetimler yapılmaktadır. Ancak, en iyi denetçi, yine kaçınılmaz olarak bu gıdaları tüketen tüketiciler olmaktadır. Tüketiciye kaliteliyi sunanın daima kazandığını söylemek en doğrusu olacaktır.

Ülkemizde ise, özellikle Tarım Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının bu konuda bir çok kanun , yönetmelik , tebliği vb bulunmaktadır. Özellikle Türk Gıda Kodeksi yasal düzenlemelerin temelini oluşturmaktadır.Bütün bunların yanında globalleşen Dünya'da artık pazarı bütün Dünya olarak görmek gerekmektedir. Ve artık yöresel ihtiyaçlar değil, uluslar arası ihtiyaç ve kurallarda büyük önem taşımaktadır. Bunların sonucu olarak; Avrupa Birliği ile uyum yasaları çerçevesinde bir çok yeni kanun yapılmaktadır.

Bak : Türk Gıda Kodeksi Yönetmelikleri

Kalitesini belgeyen kuruluşlar pazar payları artırmakta ve rekabet şanslarını büyütmektedir. Bütün bunların yanında ISO 22000 belgelendirmesi ile de bütün Dünyada ürün-hizmet kalitesini belgelemek için, gıda sektöründe faaliyet gösteren bütün firmalar çok büyük efor sarf etmektedir.Yatırımlar yapmaktadır.

ISO 22000 standartı da öncelikli olarak, uluslar arası, ulusal kanun ve bunlar gibi konuları temel istek olarak kapsaması, bu konuya verilen önemi gözler önüne sermektedir.

ISO (International Standard Organisation) tarafından hazırlanan ve 2005 yılı Eylül ayında yayınlanan ISO 22000:2005 standardı, ‘Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi’ olarak yayınlanmış ilk uluslar arası standarttır. Bu standart Uluslararası Standart Örgütü (ISO)’nun ISO/TC 34.teknik komite tarafından bütün dünyadaki dernekler ve gıda uzmanlarının da bir araya gelmesiyle geliştirilerek yayınlanmıştır.

27.01.2006 tarihinde ISO 22000:2005 standardı, TS-EN-ISO 22000 standardı olarak Türk Standartları Enstitüsü tarafından yayınlanmış ancak daha sonra iptal edilerek yerine 24.04.2006 tarihinde TS-EN-ISO 22000 standardı ‘Gıda Güvenliği Yönetim Sistemleri – Gıda Zincirindeki Tüm Kuruluşlar İçin Şartlar’ yayınlanmış olup, standart üzerindeki redaksiyonel düzeltmeler devam etmektedir. Bu standardın yayınlanması ile TS 13001 – HACCP standardı iptal edilerek, yürürlülükten kaldırılmıştır.



ISO 22000:2005 uluslararası bir standarttır ve yiyecek, içecek sunumu (catering) ve paketleme firmaları dahil ‘‘tarladan sofraya’’ gıda zincirindeki tüm kuruluşları kapsayan bir " Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi" şartlarını tanımlar.

Bak : ISO

Bu yönetim aracı, birinci kademe üreticiden, ürün üreticileri, yem üreticileri, tüm gıda üreticileri, ambalaj malzemesi üreticileri, hammadde veya katkı maddeleri üreticileri, temizlik ve sanitasyon ajanları üreticileri, imalatçılar, depocular ve taşımacılar boyunca, toptancılara, perakendecilere ve gıda hizmeti verenlere kadar herkes tarafından kullanılan, uluslararası tanınan bir sistem olmasına ek olarak, baştan başa bütün gıda endüstrisinin kullanabileceği ortak bir çatı sağlıyor.

Standardın, büyüklük ve karmaşıklık gözetmeksizin bu kadar geniş bir kapsama alanı olduğundan jenerik bir yapıya sahiptir.

kaynak : TARIM ve KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI

Türkiye - Food & Beverage Manager İş İlanları


Federation of Food & Drink Industry Associations of Turkey