Genetiğiyle oynanmış gıdaların adını bir süredir daha sık duyar olduk. Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO), biyoteknoloji ile farklı organizmaların genlerinin evlendirilmesiyle ortaya çıkan yeni ürüne verilen isim.
Amaç, istenilen tatta, kokuda, şekilde, renkte vs. dayanıklı, “kaliteli” ürün elde etmek. Soğuğa dayanıklı bir domates elde etmek için domatese köpekbalığı geni transfer edilirken, ürünü zararlılardan korumak için akrep geni naklediliyor. Sebze ve meyvelere nakledilen genler arasında “ihtiyaca göre” domuz geni ve insan geni de bulunabiliyor.
Daha kaliteli olacağı iddia edilen GDO’lar devasa bir tehlike.
Daha şimdiden kansere, kısırlığa, alerjiye, bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açtığı tartışmaları sürerken, genetik değişim gibi, etkileri uzun bir sürenin ardından görülebilecek, şimdiden tespit edilmesi mümkün olmayan muhtemel çarpıklıkları düşünmek ürkütüyor. Farklı genler biraraya gelerek bambaşka özellikler kazanabilecek; bu ise GDO’ların, doğada etkileşim halinde olduğu diğer bitkilerde ve o ürünleri tüketen insan ve hayvanlarda farklı tuhaflıklar yaratabilecek. Zaman içinde insan, hayvan ve bitkilerin soy kütüğüne işlenerek nesilden nesile aktarılacak.